30 Ekim 2012

14. ay

Non stop walking :)


14. + bir kaç günlükken hiç bir yere tutunmadan, hedef oluşturmadan yürümeye başladı.. Başlayış o başlayış, daha da tutabilen yok:D Kendi etrafında dönüyor, çömelip bir şeyler alıp tekrar kalkıyor vs vs. tek sıkıntı otururken bir yere tutunmadan kalkamıyor. E o da sanırım koca toto ve göbekten kaynaklı:Pp Uyku haricinde hep ama hep yürüyor:)

Aylardan beri uğraştığımız alkışı inatla yapmıyordu ya.. Yeni başladı:)) O da ters.. bir avcunun içini diğer elinin üstüne vuruyor:D Çok komik bir görüntü oluşuyor haliyle:))) Anladım ki canı istediğinde her şeyi yapabilen ve fakat canı istemediğinde hiç bir şey yapmayan bir oğlum var:))

Dillendi feci şekilde.. dedi (kedi), eşee(eşşek), hav hav (köpek) vs gibi kelimeler söylüyor her gün ve nicelerini.. Lakin çoğu zaman bıdır bıdır konuşuyor ama biz anlamıyoruz:) Çok dilli olacak gibi geliyor ama dur bakalım:))

Kesinlikle anası gibi hayvan hastası.. Öyle böyle değil ama.. Bütün kediler, köpekler, tavşanlar, horozlar, atlar, develer.. gördüğü tüm hayvanlara önce ''aaaayyyyyyyyy'' diye çığlığı basıp sonra '' del del deeeeel'' diyor:)))

Uyku düzenimiz ve yemek düzenimiz hala aynı, değişen bir şey yok. Herkese gülücük saçan, şımaran ve de sürekli ilgi isteyen bir çocuk hala:) Kalabalığı çok seviyor belli.

Babası kucağına alıp cici yap oğlum deyince iki eliyle birden yanaklarını okşuyor ya da tokadı yapıştırıyor:Pp Sanırım en güzel zamanları.. Hem istediği her şeyi çok net ifade ediyor hem de bir şeyleri kendisinin yapabilmesinin gururunu yaşıyor.) Artık masalara uzanıp istediği her şeyi alabiliyor. Bardaktan su içebiliyor, biberondan  da içiyor, suluğundan da .. nasıl isterse öyle takılıyor yani:) Yemek yeme işine gelince kaşık fobisi devam, muhakkak kendi yiyecek:) Allaht'an ki kalabalıkta tutturmuyor. Bayram boyunca yedirebildim kaşık ve çatalla ama tabi ki kendisinin yemesi içinde bir kaç bir şey tutuşturdum eline. Bayram boyunca yer yatağında yattık Çağlar'la beraber. İlk gece uykusuna dalış 1 saat sürdü:) Ortamı yabancıladı sanırım. Diğer akşamlar hiç sorun çıkarmadı ve bende  kuzenlerim, teyzelerimle sohbet muhabbet dolu akşamlar geçirebildim:) Böyle çocuğa can kurban..

Kuzenlerimin çocuklarına ve dayımın çocuklarına (yani kendinden yaşca biraz büyük çocuklara 3-10yaş) bayılıyor. Sürekli sevmek istiyor, peşlerinde dolanıyor, sarılıyor, kahkaha atıyor:))  Sevgi kelebeğim benim..:)

İşte böyle ..Çağlar büyüyor ve büyüyor..ve büyüyoorr.. Hızına yetişemiyoruz.. Zaman yetmiyor:)

Çağlar'ın Favori Keklerinden Biri:)

Taze Zencefilli Kek (Çakma Lebkuchen)



Aslında niyetim zencefilli kurabiye yapmaktı ve fakat tereyağ kullanmak istemedim. Yerine zeytinyağı kullandım. Dolayısıyla yoğun bir hamur olmadı, bende keke çeviriverdim:)) Kek yemekten akşam yemeğini bile ihmal etti paşam:))


Malzemeler:


5 su bardağı un ( 3 kullanılsa kafi)
1 adet yumurta
1 su bardağı z.yağ
1 su bardağı şeker
1 su bardağı pekmez (şeker yerine 2 su bardağı pekmez kullandım)
1 su bardağı süt
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
2 tatlı kaşığı karanfil tozu (kullanmadım ama hoş bir koku vereceğine eminim)
3 tatlı kaşığı zencefil (ben biraz abarttım, sanırım 5 kaşık olmuştur)
2 tatlı kaşığı tarçın (bunu da abarttım, ailece tarçını çok severiz zira:))
1 çay kaşığı deniz tuzu

Yapılışı:


Önce yumurta ve pekmez çırpılır, ardından tüm sıvılar eklenip tekrar çırpılır. Mümkünse katılar elenerek sıvı karışıma eklenip biraz daha çırpılır ve önceden 175 derecede ısıtılmış fırında 40-45 dk kadar pişirilir. Kürdan testine tabi tutulur ve afiyet olsun :)

Fırında Muhteşem Somon

Fırında Zencefilli Somon


Malzemeler:

Fileto somon ( 6 parça kullandım)
1adet  limon
biraz deniz tuzu
4-5 yemek kaşığı rendelenmiş zencefil
bolca kekik
10 yaprak adaçayı

Yapılışı:


Somonlar büyük bir kaba alınır, tercihen kapaklı borcam tarzı bir şey. Tüm malzemeler ilave edilir ve buzdolabında 5-6 saat bekletilir. Dilerseniz geceden hazırlayıp ertesi gün de pişirebilirsiniz. Ne kadar beklerse o kadar yoğunlaşır lezzeti. Ben max 1 saat bekletebildim lakin öyle bile muhteşemdi:) Ardından yağlı kağıt kaplı tepsiye somonları yerleştirip, önceden ısıtılmış 200derece fırına verilir ve üstleri kızarıncaya dek pişirilir.

Afiyet olsun :)



10 Ekim 2012

Garantili Muffin Tarifi


Muffin:




Malzemeler:



125gr un
50gr kakao
1yemek kaşığı kabartma tozu (1 paket kadar ediyor)
1 tutam tuz
30gr tereyağ
200grm şeker
1 yumurta
180ml süt
1 paket vanilya

Yapılışı:




şeker ve yumurta çırpılır, diğer malzemeler  ilave edilip bir daha çırpılır. Muffin kalıplarına ikişer yemek kaşığı, yarısı dolacak şekilde karışımdan konulur ve 175 derece önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk pişirilir. Aroma katmak isterseniz kakaolu sevmeyenlere sözüm (kakao koymayacaksanız, çıkardığının kakaonun yerine 50gr un ekleyin).. 1 limon kafi, yarım portakal gibi ekleyebilirsiniz.



Muştehem Meyveli Kek..

Taze Meyveli Kek




Ben ki meyveli kekleri sevmem pek.. hele kuru meyvelilere karşı bir antipatim varken.. Nasıl oldu da bu lezzetli buldum..İnanılmaz :)



Malzemeler:

3 yumurta
1.5 su bardağı şeker
2 su bardağı un
1/2 su bardağı süt
1 su bardağından bir parmak az z.yağ
1 paket şekerli vanilin
1 paket kabartma tozu
2 adet mürdüm eriği
1 adet elma
1 adet şeftali veya nektarin
1 adet limonun suyu
bolca tarçın ( 1-2 yemek kaşığı kadar)

Yapılışı:


Önce yumurta, şeker ve limon suyu iyice çırpılır. Ardından diğer tüm sıvı malzemeler eklenip çırpılır ve esn son unla birlikte kabartma tozu, vanilya eklenir ve çok fazla çırpmadan homojen kıvama gelmesi sağlanır. Meyveler küp küp doğranır ve kek karışımına dökülüp karıştırılır. Önceden ısıtılmış 175derecede ki fırında 45 dakika kadar pişirilir. Kürdan testine tabi tutmayı unutmayın;)

Afiyet olsun:)

26 Eylül 2012

Yumurtalı Kabak Güveç

Sabah Kahvaltısına Alternatif Uydurmasyon Güveç

Malzemeler: (2kişilik)

1 kabak
3 yumurta
kaşar peyniri (Pınar dilimli kaşar kullanıyorum ben, lezzetine hayranım)
z.yağ
tuz, nane

Yapılışı:

Kabak soyulup rendelenir ve güvecin altına yerleştirilir. Üzerine azıcık zeytinyağ dökülür. Tuz ve bol nane serpilir. 250derece fırında 5dk kadar pişirdikten sonra üzerine bir kapta çırpılmış yumurtalar eklenir. (Ne kadar çok çırpılırsa o kadarçok  kabarır)5dakika daha pişirilir. Ve en son üzerine rendelenmiş ya da dilim kaşar eklenip 5dk daha fırına atılır. Üzeri hafif kızarınca olmuş demektir:)

Afiyet olsun..



23 Eylül 2012

13.ay

Kutsal 13 :))


13 + 9=  22 aydır hayatımızda bu velet.. İyi ki hayatımıza girmiş..Her gün beraber yeni şeyler öğreniyoruz.. Açıkçası bildiğim şeyleri onun yaşaması ne gibi bir heyecan verecek ki bana diye düşünürdüm.. Düşüncede kaldı:)) Fark ettiği her yeni şeyde, yapmayı öğrendiği her şeyde sanki ben ''yeniden doğuyorum''..

9. aydan beri parmaklarımızdan tutup yürürdü Çağlar.. Sıralama işi 11. ayın başında başladı ve tamamen yürümesi bu ayı buldu. Zaten acelemiz yoktu. Ama yapabildiğini bildiğim bir şeyde kendine tam güvenmemesi zamana ihtiyacı olduğunu gösteriyordu elbette. Ve şimdi pıtır pıtır oradan oraya yürüyen ve bundan çook keyif alan minnak bir adamın Annesiyim.. Ve çok gururluyum:) Tabi ki tüm bebekler bu süreçlerden geçiyor.. ama insan kendimi ''benim oğlum'' demekten alamıyor niyeyse:)

Gece uykuya geçişleri 12.aydan beri 7-8e çektik lakin kalkma saati hep aynı:) Gündüz iki uykuya devam.. 3 ana, 2 ara öğün yemek de devam :)) Bu aralar biraz kaşık fobisi oluştu sanki:) Çorba hariç hiç bir şeyi kaşıkla yemek istemiyor çünkü adamım ben yiyeceğim diyor:) Bu ay inanılmaz dillendi.. inanamıyorum.. Baba, Annea, Dede'ye Anana(Anneanne) Bebeee(bebek), veyy( ver), deey(gel); buu (Su) gibi kelimeler eklendi.

Tüm gün evin içinde pıtır pıtır yürümede. kah kendi kah benim elimden tutarak. Yürümeyi öğrendi ama hala parmağım en kıymetli şeyi gibi davranıyor:D E bu sayede bende formumu koruyorum:P

Çağlar mutfağı çok seviyor. Ne zaman mutfakta bir şeyler pişirsem illa ellerini uzatıp kucağına al beni der ve pişirdiğim her neyse açıklamasını duyduktan sonra istiyorsa ver der:) Misal geçen öğlen uykusundan uyanınca koklamaya başladı. Muffin yapmıştım onun için..ve tarçın kokusu yayılmıştı tüm eve.. Kek yaptım oğlum sana, güzel kokuyor dimi dedim.. Gülümsedi. Aşağı indik..elimden tuttu ve beni mutfağa götürdü. Sonra kaldırdı elleri ''ıh ıh' al beni kucağına. Peki oğlum, aldık.. Kekleri görünce ayyyyy yeaaa (sevinme ifadesi), veeey demeye başladı :))) Hem çok sevindim, derdini anlatabiliyor olmasına.. Hem de ne ara büyüdü ki bu çocuk diye içten içe sızlanıyordum.. Sırtı yere gelmez daha Çağlar'ın.. Aç kalmaz, susuz kalmaz, istediği yere götürtür kendini..Biliyorum ki derdini rahatça anlatabiliyor.

Artık bebeklikten çıktı.. Çocuk oldu benim oğlum:) Umarım her zaman merakı, farkındalığı ve neşesi daim olur hayatında..

20 Eylül 2012

Çağlar'ın Bayıldığı Kek :)

 Muzlu Muffin



Malzemeler:


2 yumurta
1/2 su bardağı z.yağ
1/2 su bardağı süt
4-5 yemek kaşığı pekmez(isteğe göre artırılabilir)
2 su bardağı un
2 adet muz
1 paket kabartma tozu
1 paket şekerli vanilin
bir çimdik tuz
biraz tarçın
biraz limon suyu
(isteğe göre ceviz, fındık vs de eklenebilir ya da başka meyvelerle ana malzemeleri aynı tutarak bir kek yapılabilir)

Yapılışı:


Sıvı malzemeleri bir kaba koyup karıştırın. Katıları da ayrı yerde karıştırın. Muzu biraz limon suyuyla bir çatal yardımıyla ezin. ve sıvı karışıma ekleyip karıştırın. Daha sonra Katıları da ekleyip çok fazla karıştırmadan muffin kalıplarına 2şer yemek kaşığı dökün ve önceden ısıtılmış 175dereceli fırına verin. 20-25 dakika yeterli olacaktır. Lakin mutlaka kürdan testine tabi tutun:) 

Not: Çağlar bir oturuşta 4 tanesini birden yedi, çok sevmiş olmalı;) Kek karışımı biraz arttığı için geri kalanını da minik bir borcama koyup muffin kalıbıyla beraber fırına verdim. Biraz daha fazla pişirmek gerek elbette. Hem Anne babaya kek oldu hemde Bebeye :))

29 Ağustos 2012

1 Yaş Kocaman bir Erkek :)

12 Aylık bir Dev :)


 Uzun zamandan beri Dr.a gitmemiştik.. Dolayısıyla çok merak ediyordum ne alemde diye:) Boy:79 , Kilo:11.300gr, Baş çev: 47.5 cm. Koca kafa ve göbekli bir oğlan :)))

 Hiç bir sağlık sorunu yok, çok şükür. Gözyaşı kanalı tıkanıklığı tamamen geçti, atopik dermatitle ilgili bir problem kalmadı sayılır.2 aşı oldu, yine ateşsiz atlattık:) Ve Tüm yasaklar kalktı:)) Patlıcan da yedi, bayıldı :) Sütü sek içirmesek daha iyiymiş 2-3 yaşa kadar, dolayısıyla süt içirmeye çalışmayacağım:)

 Üst iki yan dişler gelmek istermiş, dolayısıyla biraz mızmız Çağlar. Genel olarak keyfi yerinde, yer, uyur. Sürekli işaret parmağımızdan tutup yürüme modunda hala. Tabi ki bir kaç adım atıyor kendi ama sanırım daha tam hazır değil;)

Doğum gününde yani 13. ağustosta kendi evimize geçtik artık. Dolayısıyla yine ev değişikliği:)) Göçebe çocuğun hali başka yav:) kolay uyum sağlıyor.. Park yatağını da yazlıkta bıraktık, artık kendi yatağında döne döne, fosur fosur uyuyor:))

Uyku düzeninde biraz bir değişme oldu. Önceleri 6 gibi uyuyan çocuk şimdi 2 uyku yapıyorsa akşam 8 gibi. Tek uyku yapıyorsa yine 6 da uyur. Sabah 7 dedim mi ayakta yine :)) Dalmakta zorlanıyordu bir kaç ay, pışpışladığım oldu. Ve sürenin çok çok uzayıp belimin koptuğu da.. Dolayısıyla yine kendi uyumalı diyerek işe giriştim. Gündüzleri odada bırakıp geleceğim ben Annecim şimdi diyip çıkıyor ve bir kaç dakika sonra tekrar geliyordum. Ağlamasına aldırmadan. Çok çabuk alıştı buna (2-3 gün gibi bir sürede) sanıyorum daha önce kendi kendine uyuduğunu hatırladı:)) Şimdilerde uyku vakti geldiğinde odasına bırakıyor, emziğini veriyorum hadi tatlı rüyalar diyip çıkıyorum. Yalnız gece uykusuna kendi geçiyor fakat beni illa yanında istiyor. Bazen 1 saati buluyor çünkü oyun oynuyor, şebeklik yapıyor vs. Emzik tutucu oldum onun için:D Emziği özellikle düşürüyor ki ağzına yenisini vereyim:) Yine de pışpışlamaktan iyidir diyor ve dişler de çıkınca geceleri de kendi kendine uyuyan bir bebe olacağını umuyorum:)

Dediğimiz her şeyi anlıyor. Bir kaç kelimesi var ayye, ayya, dede, baba, del,gey, buu gibi:) Ve artık daha komplike hareketler peşinde :)) Geçen gün koltukta otururken koltuk kenarına tırmanıp büfenin üstündeki telsiz monitörünü aldı:))

Yemek konusu zaten belli:) Sizin, bizim gibi yiyor çocuk her şeyi:)

Vee 1 Yaaaaş :)

Çağlar'ın Doğum Günü Hakkında Her Şey:))

Önce zaman ve mekana karar vermek gerekti elbette. Çağlar Cumartesi doğdu ve fakat bir yıl sonra Şubat 29 çektiği için Pazartesine denk gelecekti. O gün de kalabalık kutlamak mümkün değildi. Dolayısıyla önceki iki günden biri olacaktı. Ben çağırabildiğimiz kadar insan çağıralım istiyordum, öyle de oldu.. 25 kişi vardık totalde:) Mekan için de yazlığı düşündük zira bu güzelim havada evlere kapanmanın alemi yoktu. Öyleyse 11-12 Ağustos, yazlıkta party time :))

 Gelelim en özendiğim konulardan birine..Kıyafet ve Süsleme:) Canım Annem Gamzeciğimizin bizim için hazırladığı 1 yaş bodysi ve Anı defteri.. Çok özel, çok güzel..


  Benim pek becerilerim yoktur öyle bir program aç orada çiz, düzelt, renkleri ayarla.. Nurturia'dan adını sıkça duyduğum Pınar ablanın blogu var.. Teee ne zaman bakmıştım..çok da beğenmiştim. Bu ne demek?:) Blogtan bir tema seçilip çıktısı alınacak ve sonra ver elini kes, yapıştır :)) Öyle yaptım bende.. ''mini mini birler'' adlı temayı seçtik ve kestik, yapıştırdık. Emeği geçen Pınar abla, Anneanne ve Dede'ye özel teşekkür ederiz;) (Blog adresi; www.keyfekedersaatlerim.com)Ek olarak Mavi bardak-çatal-kaşık-bıçak ve beyaz tabaklar aldım;) Maalesef beyaz-mavi kağıt masa örtüsü bulamadığım için çiçekli bir şey aldım.



Ardından yeme-içme seçimleri vardı:)  Çok kişi çağırdığımız için ve ilk ve özel ve çok özel olduğundan (bizim için) her şey çok güzel olmalıydı. Çağırdığımız kişiler akrabalardan oluştuğu için, Cumartesi sabahtan akın etmeye başladılar. Öncesinden bildiğimiz için de Pasta-börek hariç yemek de yaptık.

Gelelim Menümüze;

Mercimek köftesi, Maş fasulyesi salatası, Patates yatağında misket köfte,Yemişli makarna salatası, uğur böceği (sonradan Okşan teyzenin fikriyle- hamam böceği) kanepe, Yalancı su böreği, Sosisli milföy börekcikleri, 3beyazdan uzak Muffinler.+ Gülnaz yengesinin getirdiği zeytinli poğaça ve elmalı pay.

Yani 2 gün boyunca durmaksızın sohbet, muhabbet, yeme, içme, eğlenme, oyun oynama, hediye açma ortamı vardı. Çok çok yorulduk ama çok çok çooook eğlendik:) Yine de sonraki seneler evde kutlayacaksak çok az kişi çağırmayı ya da dışarıda doğum günü kutlama niyetindeyim:)















04 Ağustos 2012

1 Yaşa Sayılı Günler Kala

Anne'den Oğluna Miniminicik bir Not




Daha dün gibi yaşadığımız bütün sıkıntılar.. Ama öyle bir mutluluksun ki üstlerine yağmur yağdırıp akladın pakladın..


Bulutlar üstünde yaşattın bizi.. Ne düşük korkusu, ne şeker-tansiyon problemleri, ne erken doğum ne de yoğun bakımda ölüm korkuları kalmadı içimde.. Sağ salim kavuştum sana çok sancılı da olsa bu süreç.. 


Ve şimdi andığımda o günleri, bakma yaşların bir bir süzüldüğüne yanaklarımdan. O günlerin acısını yaşlarımı akıtarak döküyorum içimden.. Ve sen mutlu bebeğim.. Senden on tane değil, bin tane olsa yine doyamam.. O kadar inanılmaz his ettiriyorsun ki beni.. Cennette varmadan cenneti yaşıyorum.. 


İyi ki varsın mis kokulum, gülen yüzüm, neşe saçanım, günümü aydınlatanım.. Seni çok seviyorum.. 

17 Temmuz 2012

Büyüyen bir Mebek:))

10. Ay ve 11. ay

Çok zaman geçti yazmayalı ama göçebe yaşayınca ve Pc'de iflas edince epey ara vermek durumunda kaldım. Dahası daha çok ilgi isteyen ve sürekli yürüme çabasında olan bir bebekle uğraşıyorum:)) Çok zevkli, çok zaman alan ve yoran ve fakat mutluluktan uçuran bir duygu:)

Çağlar'ın dişleri peşi sıra çıkmaya başladı 9. aydan itibaren. Şu an 4 dişli bir canavar:) Dişler sayesinde artık ekmek arası bile yiyebiliyor:)) Varın gerisini siz düşünün:) Sevmediği iki şey var.. Pancar pekmezi ve Devam sütü.. Sevdiklerini saymak ise mümkün değil:) Yemekleri 9.aydan itibaren tamamen bizimle yiyor ve ufaltmıyorum, küçültmüyorum hiç bir şeyi:) Süt vermeye başladım, problem yaşamadık. 1 yumurta ile her gün omlet yapıyorum sebzeli, yulaflı vs. Öğlen biz ne yiyorsak, akşam da öyle:) Sorunsuz ve keyifli zamanlar yaşıyoruz anlayacağınız:)

Artık deli gibi sıralıyor, tek elimizi tutarak yürüyor, ayaktayken eğilip yerden bir şey alıyor, yatarken oturuyor- tutunup kalkıyor. Otur, bekle, al, ver komutlarını işine gelince yapıyor:) En önemlisi dediğimiz her şeyi anlıyor minik sıpam:) İlk kez bilinçli bir şekilde ''Babaam'' dedi.ilk kez saçını kestik.Yakışıklı bir delikanlı oldu :)) Ve ilk kez viral bir hastalık geçirdi. 2 gün süren bir ateş. ufak döküntüler.. 6. hastalık olup olmadığından tam emin değiliz. Ateşli olmasına rağmen hiç huysuzluk etmedi bebikom..

 Evde sesimiz hiç yükselmez.. ir kaç kez yükseldiği zaman denk geldi, hemen içli içli ağlamaya başladı.. Kıyamadığım.. Baby led Weaning sayesinde el becerisi gelişti, daha minik parçaları tutup ağzına götürebiliyor, ustalıkla ellerini kullanıyor. Sağlak mı solak mı anlayamadım zira iki elini de etkili kullanıyor:) Suyu çok çok seviyor.. Deniz, havuz ve ya küvet hiç farketmiyor:) Tamamen suya dalmasına rağmen paniklemeden çırpınıyor ve gülüyor kahkalarla:) Düştüğünde de ağlamaz çok canı yanmadığı sürece zira ev halkı olarak tepkisiz kalıyoruz:) Anneanne hariç tabi:))

Uyku düzeni de aynen devam:) Park yatağı yanımızda olduğu sürece hiç problem yaşamadık. Anneanneme gittiğimizde götürmemiştik, yer yatağında yattık. Alan geniş olduğu için 1 saat döndü durdu sonunda daldı tabi:) yine de aman aman zorluk çıkarmadı. Enez'e gittiğimizde ise park yatağını aldığımız için hiç mi hiç sorun yaşamadık:) Sadece çok kalabalık ve eğlenceli ortam olduğu için gündüz uykularını bire indirmeye başladı:)) Akşam 17.45de yemeğini yediriyorum, altını alıyorum, iyi geceler diyoruz ev halkına ve doğru uykuya:) Sabah 6.-7 arası kalkıyordu, bir kaç gündür ise neredeyse 8i buluyor:))Geceleri en az 12 saat uyuyor yani. Bazen mızıldıyor ama genelde bir sıkıntısı olduğunda (Örn: Diş) Diğer kalkmalarına sebep de susamak oluyor:) Ona da çözümü buldum:)) Biberonu da kouyorum yatağına 3-4 emzikle birlikte gel keyfim gel:)) Kendi işini kendi hallediyor:P

En çok döndürme işini seviyor. Playskool müzikli oyun merkezinin çarkları sayesinde döndürmeyi öğrendi. Şimdi top, şişe vs ne bulursa döndürüyor:) Dahası kapak açıyor:)))) 9.ayda ilk kez baştan sona bir düğünde bulundu ve hiç sorun çıkarmadı. Uyku saati gecikti tabi ama bebek arabasında saat 10da bir uyudu, sadece yatağa yatırırken uyandı ve tekrar daldı. Bal bu oğlan bal :)

Bu aralar Babadan uzak.. Baba işte, biz yazlıkta.. Çok özlüyor ve Haftasonları maximum aktiviteli geçirmeye çalışıyorlar:) Dans etmeyi çok seviyor Çağlar ve kesinlikle müziğe ilgisi büyük. zira her yere ritmli vurarak ses çıkarmaya çalışıyor, çoğu zaman da başarıyor:) Uyum ve güleçliğe devam..

Bir kaç gündür de ev halkı hariç biri yiyecek bir şey verdiğinde ağzını açmıyor. Biz elimize aynı şeyi aldığımızda ise hemen açıyor:) Akıllı bıdığım..Paylaşmayı da kendi kendine öğrendi sanırım.. Bana ve dedesine elindeki yiyeceğini uzatıyor.. Sesi daha çok çıkmaya başladı, çığlık atmaktan çok hoşlanıyor:)) Kedi sevdi ilk kez Enez'de ve yazlıkta köpeğimiz var.. Köpeğimiz dediğime bakmayın Hayvancağız resmen bizi edindi:)) yürüyüş sırasında bir takıldı peşimize hala dibimizde:)) Çağlar'ın hayvanlarla ve çocuklarla arası çok iyi. Daha ne isterim?:)) Tam benlik çocuk:D VE kaldı yaşına 1 aydan az..

Zaman kavramım gebelik ve doğum sonrası tamamen değişti.. Yetmiyor, doyamıyorum oğluma..Ve inşallah yakın zamanda bir de kardeşle taçlanır minik ailemiz:)





16 Mayıs 2012

Hoşgeldin 9a :)

9 Aylık Minik Bir Adam

Evet 9a oldu Çağlar ayın 13ünde.. Anneler gününde.. Müthiş bir hediye elbette.

Kocaman bir çocuk artık Çağlar. Kendini her türlü ifade edebiliyor. Kah bıdır bıdır konuşarak, kah hareketlerle ya da yönlendirmesiyle.. Dr.umuz 9-12 ayın ev sofrasına alıştırma dönemi olduğunu söyledi. Yumurta beyazı, bal, bakla, süt ve patlıcan hariç her şey yiyebilir dedi. Ne ala ..ne ala:) azar azar tuz, salça vb şeyler de kullanabileceğim artık. Bu da demek oluyor ki tamamen bizim yemeklerden yiyecek. Bizim için zaten çok kolay olacak çünkü 4. aydan beri eline bir şeyler veriyorum sofradan. Tabi dönemine uygun şeyler ama bizimle birlikte yemeği biliyor yani. E geçen iki ayda da ufak ufak bizim yemeklerimizden vermiştim, alışık yani:) Bundan sonrası benim için keyif.. Ne yedireceğim diye düşünmeyeceğim:)) ne yiyeceğiz diye düşüneceğim:)) İlk tamamen bizim yemeklerden yediği yemek ise Napoliten soslu Spaghetti:)) Bol baharatlı, biberiyeli :))

Boy ve kilomuz orantılıymış, kilo azcık fazla olsa da :) Artık işaret parmaklarımızdan tutuyor ve tamamen nereye gideceğini kendi belirliyor:) Dönmeleri çok sevimli..  sol bacak havaya kalkıyor, bir süre kaldıktan sonra dönüyor:)) Kendi kendine vakit geçirmesi de geçmişte olduğu gibi.. Oyuncaklarıyla severek oynuyor.. Tek sorun gözüne gözükmeyeceksin:D Aksi takdirde hemen parmakları istiyor:))

Güleçliğini koruyor bebikom.. Her şeye ve herkese gülüyor.. Maşallah.. Hep böyle gülsün inşallah.
Dişlerden hala eser yok :) Damakta birikmiş hepsi ama hiç biri patlamamış dedi Dr.umuz. Farkındayız zaten;)
Geçen aylarda çıkan yüz kızarıklığı, pütürlüğü de alerjik bünyeli olmasından kaynaklıymış. Alerji testi yaptırdık yumurta beyazı, sarısı ve peynire karşı herhangi bir alerjisi yok. Allerset diye bir damla vereceğim 1 ay boyunca ve atopiclair süreceğiz yüzüne:) Zannediyorum 1 yaşında daha detaylı bir alerji testi yapılacak.

Gözyaşı kanalı tıkanıklığı ise sol gözde devam ediyor, çapaklanma iyice azalmış olsa da.. Göz Dr.una görünüp ona göre bir karar vereceğiz. Müdahale gerekebilir yani. Neyse ki biz de zaten sünneti  de aradan çıkarırız diyorduk;) Bakalım neler olacak..

Mutluyum, Mutlusun, Mutlu :)


09 Mayıs 2012

Anneler Günü

İlk Anneler Günümüz..



Daha önceleri ''Anneler Günü'' Annemin ve Anneannemin günüydü.. Annem çiçekleri çok sever.. Çiçek alırdım hep. Anneannemse bir öpücüğe fit. En güzel hediyelerim sizlersiniz diyip dururdu tüm torunlarına.. Anneannemin daha kaç Anneler günü geçireceği meçhul.. Yaş aldı başını gitti.. Ve benim ilk Anneler günüm.

 Garip, tuhaf hisler içindeyim.. Anneler gününün anlamı farklılaştı.. Annemi, Anneannemi, Anneleri daha iyi anlar oldum.. Daha  ağlak oldum.. Daha endişeli, çok daha mutlu.. Oğlum bana hayatı farklı yaşamayı öğretti.. Farklı bakmayı ve görmeyi.. Çok daha fazla şeye içim sızlıyor şimdi.. Beynim çok daha dolu.. Sebzelerle daha çok arkadaş oldum.. Uykuları daha az sever.. Ve oğlumun gülüşü için can vermeye razı..

Ne garip şeymiş Annelik.. İçinde bir parça büyütüyor..sonra dünyaya getiriyorsun.. dünyada büyütüyor ve tekrar içine sokmak istiyorsun :) Her hareketi olay oluyor, pırtlaması ya da kaka yapması bile, kaşıkla yemesi, gülmesi, uzanması, yürümesi, dönmesi.. her şey.. ve insan zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor.. Oğlumdan önce zamana geçmiyor diye hayıflanırdım.. Şimdiyse dur, yetişemiyorum diyorum.. Sıkılmaya dakika vaktim yok.. Öyle memnunum ki bu hayattan. Ufak tefek sinir bozucu şeyler olsa da.. Hepsi hane dışından. Ve oğlumun gülüşü hepsini unutturabiliyor.. hem de sadece bana değil Anneannesine de , Dedesine de..

Dünyaya bir çocuk geldiğinde meğer ne çok şey değişiyormuş.. Annem artık oğlumun Anneannesi.. ve benim üstüme titrerken şimdi iki kişinin üstüne titriyor.. İçi gidiyor kadının.. Onun içi gittikçe, ben kıyılıyorum.. Ne güzel şeymiş Annelik.. Ne güzel bir duygu evlat sahibi olmak.. ve ne kıymetliymiş meğer Anneyle geçirilen her saniye..

İşte Anneler Günü.. işte ben:) Çok isteyerek, çok çekerek, çok kıymet bilerek ve çok mutlu olarak Anne oldum.. İyi ki oldum.. İyi ki oğlum bizi seçti.. Ve keşke daha önce olsaymış dedim hep..

Derler ya hayatın evreleri var diye.. Benim için oğlumdan öncesi ve sonrası oldu sadece.. zira önceleri farklı bir benmişim.. İnsanlığım, vicdanım, merhametim, yüreğim beslendi oğlumun doğumuyla.. Doyamıyorum o ayrı tabi:)

En önemlisi de oğlum Anneler Gününde 9 aylık oluyor:)

Tüm gerçekten Anne olabilenlerin Anneler Gününü kutlarım..

Annecim..gözleri boncuk boncuk bakanım.. üstüme titreyenim.. her şeyime tahammül edebilenim.. yüreğimin en sevdiği.. İyi ki Annemsin!  Seni çok seviyorum..

Anneanneciğim.. adaletli, merhametli, yüreği güzel, içime işleyenim, kokusunu özlediğim, hikayelerine bayıldığım, yemeklerine hasret kaldığım, Annemi sarıp sarmalayan ellerinle beni de sarmaladın ya.. Allah razı olsun verdiğin sevgiden, iyilikten, vicdandan.. İyi ki Annemin Annesisin.. İyi ki Anneannemsin!.. Seni çok çok seviyorum..

Benimde Anneler günüm kutlu olsun değil mi?.. İyi ki Anne olabildim, iyiki rabbim tatmama izin verdi bu duyguyu..

04 Mayıs 2012

8 aylik Minnak Bir Adam

   

             Koca 8.5 Ay


Zaman ne çabuk geçiyor.. Daha dün hala dönmüyor bu çocuk derken şimdi dönmeyi bırak, döne döne oda değiştiriyor. Ellerimden tutun yürüyeyim diyor:) Adım atma işini iyice çözdü ama dengede durma işini henüz beceremiyor:) Emekleme girişimleri de yok nasılsa döne döne istediğim yere gidiyorum diyor zaar:)) Keyfi yerindeyse, yön değiştiriyor sürünerek:) Yani hareketler arttı dolayısıyla sesi de daha çok çıkar oldu:))

En sevdiği şeylerden biri bağırmak, çığırmak:) Özellikle Babayla karışıklı AaAAaa diye bir bağrışları var ki evlere şenlik:))  Kiracımız bile maşallah o ses o minicik şeyden mi çıkıyor demiş :)))

Keyifli, mutlu bebek olmaya devam.. Her ne kadar uykuları eskisi kadar değilse de.. Belli olmuyor şu sıra. Diş değil:)))) Kabarıklıklar olmasına rağmen henüz dişi yok:) 4. aydan beri salya vs gibi belirtiler var ama yok arkadaş:) Çıkmaya niyeti yok:) He benim için dert değil elbet. Ne zaman isterse o zaman çıksın da şu diş buğdayı fena heyecanlandırıyor beni:)) Ama sanırım doğum günüyle beraber yapacağız ancak :))) (Belki de çocuğum çifte masraftan kurtarıyor beni:D) ne diyorduk.. Uyku.. Evet 8. ayda komple 19.00da uyudu en geç. Ancak Babasının işe başlamasıyla, birbirlerini çok özlediklerini gözlemleyebildğim için rahatlıkla, Bir kaç gündür 20.00 da yatırmaya başladım:) 30 dk keyif yapıyorlar..Onlar mutlu, ben mutlu ..

İyiden iyiye artık kendini bir birey olarak kabul ettirmeye çalışıyor paşam :) Sesi her daim çıkıyor, hatta bazen oğlum yeter kafam şişti bile dedim:) Ne şaşırtıcı değil mi?:)) İletişmede sorun yaşamıyoruz. Leb diyor leblebiyi anlıyoruz. elbetteki kendi marifeti.. Derdini anlatmaya çalışıyor , ağlamak dışında hareket ve mimiklerle:)

Oyun oynamayı çok seviyorum benim oğlum. Saklambaç, kovalamaca-yakalamaca, çığırmaca-bağırmaca ve oyuncaklarıyla oynama :)) Kendi kendine vakit geçirebilen bir çocuk. Salonun ortasını ona göre ayarladık, onu rahatsız edebilecek hiç bir şey yok. Bütün oyuncaklar her daim ortada. İstediği gibi oynuyor, dönüyor, oturuyor:) Zaman zaman masal radyoda eşlik ediyor oğlumun bu keyfine :)

Yemek konusuna gelince.. En sevdiğim konu:D Çok şükür yemediği şey yok :) Kuşkonmaz,  fındık, kabak çekirdeği, keçi boynuzu, soya filizi vs gibi şeyler de soframıza konuk oldu bu ay. Ne bulursam yediriyorum:) gık demeden zevkle yiyor:) Yavaş yavaş kurabiye, bar gibi tatlı ve atıştırmalık şeyler de yapmaya başladım. Geçen bir bar yapmışım dillere destan oldu :)) Biz bile yedik:D Çağlar'sa yalana yalana, bir o eline bir bu eline alarak, mıncıklayarak ve keyif naraları atarak yedi :)) Tarifi aşağıda;)

Meyveli Bar:

1 yerli Muz
1 Armut
1 tutam Rezene
1 tutam Keten tohumu
2 adet Ceviz
Göz kararı rondodan çekilmiş Yulaf

Hepsini yoğurup yağlı kağıt serili tepsiye elimle minik parçalar haline getirip koydum ve 175 derece önceden ısıtılmış fırında kızarana dek pişirdim. Çeşitlendirmek mümkün:) İstenirse keçiboynuzu pekmezi de eklenebilir, çok tatlı değildi zira. 8 parça fln etti.


Şimdilik bizden bu kadar;) Daha sık yazmaya çalışacağım ama söz vermiyorum:)) Beraber yapacak o kadar çok şeyimiz var ki.. İyi ki doğmuş oğlum..



02 Nisan 2012

7 Aylık Koca Bir Bebe:)

Balım 7 Aylık

Hali hazırda yemediği şey yok çok şükür:) Bu ay denemelerimize İsveç köftesi, çilek, karides, levrek, çipura, enginar, keçi peyniri, yumurta beyazı, abaza peyniri ve niceleri konuk oldu:) Aynen devam.. Deneme-yanılma;)
Bir tek keçi peynirinde ufak bir problem yaşadık, yanakları al al oldu kuzumun :)) Belli bir süre (10 gün kadar) atopik dermatite iyi gelen bir krem süreceğiz yüzüne.

Kan tahlili hala yapılmadı. Dr.umuz gerek görmüyor. Bu kadar şeyi yiyen çocuğun kansızlığı olmazmış:)) Bir de Sünnet için Babamızı ikna ettik nihayet:) Dr.umuzla da görüştük ve engel bir durum olmadığını öğrendik. Ancak şimdilik rafta tutuyoruz zira Çağlar'ın sol gözünün gözyaşı kanalı tıkanıklığı az da olsa devam ediyor ve Dr.umuz 9.aya kadar geçmezse ameliyat dedi. Bu nedenle 9.aya kadar bekleyeceğiz, devam ederse ikisi bir arada olacak yani;)

Dönmüyor bu çocuk diyordum ya.. Demez olaydım:D Bir döndü pir döndü..fır döndü gibi şimdi:) Döne döne tüm salonu turluyor:) Oturma konusuna gelince, kendi oturuyor-dengesini de sağlıyor ama bazen kendini arkaya attığı için hala dibinde duruyoruz oturduğunda:) Oyun halısı ne büyük icaat... 3.ayından beri non stop oynuyor hala:)) Tabi dönem dönem farklı oyuncaklar asılıyor:)

Bu kuzu tam yemelik oldu.. Gezmeyi öyle seviyor ki..diş çıkarma sürecinde mızmızlanıyor evdeyken..Ancak kendimizi dışarı atınca bir kez bile mızlamıyor:)))) Anasının ve Babasının yolunda ilerliyor yani;)

Uyku saatini, saatlerin ileri alınmasıyla birlikte ileri aldık. 17-18 gibi uykuya geçerken 19'da uykuya geçmeye başladı. Kalkma saati aynı, yine sabah 07:)

İlk kez bu ay.. uyku saatini bir günlüğüne umursamadık ve Avm'de çılgınlar gibi 9 saat dolaştık..22'de uydu  ilk kez:) Çok şükür sorunsuz.. Sabah kalkış yine aynı ama tabi:))

Herkese gülücük saçmalar devam ediyor:) Tek bir şey yeni türedi.. Beni istediği zaman (başkasının kucağındayken) ve ben gözden kaybolursam ağlama ve yaygara arası bir hale bürünüyor:)) Beni gördüğü gibi gülmeye başlıyor:)) İletişimimiz öyle kuvvetli ki( bunu hissetmemek mümkün değil) oyunlarımız, konuşmalarımız, her bir şeyimiz gün geçtikçe daha anlamlı oluyor..

Bir sarılması ve başını omzuma dayaması var ki sormayın.. Eriyorum..Hangi Anne-Baba erimez ki değil mi?:)

Bu ay mızmızlık demeye utanıyorum, biraz huysuz Çağlar.. sebep belli..Diş:) kabarıklık her yerde ancak teşrif eden diş yok henüz:) Dr.umuza gittiğimizde özellikle sordum, kulaklarıyla oynuyor acaba bir şey mi var diye sorunca baktı sağolsun. hiç bir şey yokmuş:) Sadece ve sadece Diş:))) Hadi diiş.. çok bekletme de gel artık.. Pasta figürün bile hazır, duruyor bir kenarda;)

Doğum Hikayem



Zorlu bir gebelikti benimki.. 1.5 sene isteyip de olduramadığımız.. binbir çeşit ilaç kullanıp sendromlarla yaşadığım , iki ay regl olamayıp bir umuttur alıp gitti.. Olmadı bir türlü.. Psikolojim berbattı.. Cennet kokulu meleğim kucağımda olamaycak diye çok korktum.. Çünkü ben küçüklüğünden beri Anne olmanın hayaliyle yaşayan biriydim.. 

Dr.um sağolsun.. Kendi Dr.una yönlendirdi.. Tüp bebek yapıldı.. ne zor bir süreç.. İğne fobisi olan ve her seferinde bayılacak gibi olan ben.. her gün göbeğime ikişer iğne vuruyordum..vurabiliyordum..ilk günler batmadı sanıp kaç kez delik deşik ettim göbeğimi..mosmor oldu.. Ama her şeye değerdi.. 20 Aralıkta yumurtalarım toplandı..25de transfer gerçekleşti ve 9 ocak büyük gündü.. Heyecanla, umutla..korkarak..ve allaha sığınarak..Ocak başında gıda zehirlenmesi (yani henüz tutup tutmadığını bilmeden) yaşadım..Hem kusma hem ishal..mahfoldum.. aha dedim..gitti varsa bile.. 8 ocak oldu. Dayanamadım..idrar testi alıp yaptım.. 5 dk sonra..çok çok silik bir çizgi.. hem sevinmek istemiyordum hemde içim içimi yiyordu..olmuştu işte..Hasretle beklediğim bebeğim tutunmuştu bana.. O anı tarif etmenin mümkünatı yok:) Ertesi gün kan testi yapıldı ve evet.. 155 çıktı değer.. Dr.um tebrik ederim dedi.. dünyalar bizimdi artık..

Henüz 6. haftamızda Kvlerde yemeğe davetliydik..Masaya gitmek üzere koltuktan kalkarken bir ıslaklık hissettim. Wc'ye gideyim dedim.. bakmamla  şarıl şarıl kanamam bir oldu.. şok oldum..Sadece Aşkım Mehtap hanımı arar mısın dedim.. Sonra uzandım..ama tir tir triyordum korkudan... yer gök kan olmuştu.. her yer..Kan revan içindeydim :(  bu sefer gerçekten gitti derken.. 2 gün hastane..bir yığın serum sonrası.. bebişim kendini göstermek istemiyordu hiç..Üstten ultrasonla bakınca görülmüyordu..kaç kez korkuttu bizi.. 

12. haftamıza cinsiyetimiz belli oldu.. erkeğim geliyordu.. 15.de kesinleşti.. 20. haftaya kadar sürekli ama sürekli mide bulantısı ve kusma çektim.. ha bu arada yattım 5 ay boyunca.. Wc dışında kalkmak yasaktı..e Wc ihtiyacı yerini çokça kusma ihtiyacına bıraktı:) Son zamanlarımız güzeldi..git gide kocaman bir göbeğim ve sürekli hareket halinde olan bir bebeğim vardı.. Mutluydum..

27. haftada idrar yolu enfeksiyonu geçirdim ve antibiyotik kullanmak zorunda kaldım.. itihaplanma kah düzeldi kah tekrar başladı..

35+0da Dr. kontrolümüz vardı.. Nst'de sancı göründü.. Dr.um 10-15 güne kadar gelecek gibi görünüyor diyip hemen celeston iğne verdi (akciğeri geliştirmek için-erken doğum riski var diye)  ve iki gün öncesinden başlayan delicesine bir sıkıntı.. ve sürekli gel artık diyen bir Anne varken.. Oğlum dayanamadı.. ertesi gün sabah 9 da duş aldım.. Malum ağustos sıcağı deli gibi terliyordum.. kurulandım ve bir baktım bacaklarımdan rakı beyazımsı bir sıvı süzüldü..yere de bir kaç damla.. Bu ne ki şimdi derken.. Anneme sordum ..yok o suyun değildir dedi.. Kahvaltı ettik,içim rahat etmedi Dr.umu aradım.. Gel hemen Nst'ye gireceksin sonra muayene edip haber verirler bana dedi.. İzin günüydü de:)

gittik..giderken kaç kez aradı beni Dr.um sayısını hatırlamıyorum..Nst'ye bağlandım.. sancı var.. doğum odasına götürüldüm..açılma var mı diye baktılar..ve turnusol kağıdıyla suyum geldi mi diye kontrol ettiler.. sonra bana hiç bir şey demeden odaya aldılar.. Bir baktım Dr.um geldi.. ee Funda nasılsın.. iyiym dedim tabiki..çünkü o şiddetli görüncen sancılar bende hafif kasılmalar şeklindeydi.. Açılma henüz yok.. suyun gelmiş ancak su miktarı da yeterli görünüyor dedi.. Ama sancı olduğu için bebek rahatsız içerde..sürekli kasılıyor dedi.  Riske atmak istemiyorum ama istersen bir kaç gün daha bekleyebiliriz dedi.. Serum verilirken eşim..kaç gündür ağrıyan dişine derman olsun diye dişçiye gitmişti.. Ben tek başıma karar veremem ama ikimiz için de en iyisi neyse onu yapalım dedim.. Bence  bugün olsun dedi.. Eşimi aradım telefonu verdim Mehtap hanıma.. Gel çabuk Baba oluyorsun dedi:))  (ağlayarak ve bire bir yaşayarak yazıyorum satırlarımı) koşa koşa geldi tabi.. saat 3 sezeryana alınacağım.. Çok heyecanlıydım...bir o kadar da mutlu..artık gelsin dediğim bebeğim kucağıma gelecekti.. Lavman yapıldı..Sonda takıldı.. hastane önlüğü giydirildi..Son fotoları çekindik kocaman göbüşümle.. VE Sezeryan olmak üzere ameliyathaneye girdim.. Epidural olacaktım..Anestesizt sabah kahvaltı ettiğim için, genel anestezinin ağır gelebileceğini söyledi..Tamam dedim ona da..En iyisi neyse o olsun.. Bir yandan korkarak bir yandan da ilk görecek olmanın sevinciyle terleye terleye girdim ameliyathaneye.. Hani buz gibi derlerdi ya.. ben hiç üşümedim:)

Masaya yatırıldım.. Omurgama iğneler yemeğe başladım..  her bir iğnede bir adam beni öne doğru eğiyordu.. Dr.umsa bak o kadar söylendin artık gelsin diye dinledi seni diyordu..kime benzeyecek acaba..Bence renkli gözlü olur.. Aman allah sana peygamber sabrı vermiş..o nasıl bir kocadır:)) Beynimi meşgul ediyordu :)) 1 iğne bir iğne daha derken.. o iğne fobisi olan inasn yaklaşık 10 tane iğne yedi beline.. ve en son anestesiztin bel probleminiz mi var diye sorduğunu hatırlıyorum.. yoo demiştim.. Beni yatırıp çaktırmadan genele çevirdiler.. bebeğim 4 gibi doğdu ben yarım sat 45 dakika sonra gelmişim odaya.. 3 saat sancı çektim..suratım ekşimik satıyordu..inliyordum..ve ilk sorduğum şey bebeğim iyi mi..kime benziyor oldu.. Kendime geldiğimde resmini gösterdiler.. o akılla neden sadece resim diyemedim..Ay ne çirkin bu ya dediğimi hatırlıyorum:)) sonra yanıma getirdiler ama.. ne yüzünü görebildim ne bir şey..hemşire kafasını sürekil mememe tutturmaya çalışıyor, kucağıma bile vermiyordu:(

Sonrası her şeyden zor bir süreç.. sezeryanı kolay atlattım.. 8 gibi sancım geçti.. gece 1de ayaktaydım ve rahat rahat gaz çıkarıyordum.. Gelen giden eksik olmadı..gelmesini beklemediklerim geldi..gelmesini beklediklerim gelmedi.. 

Ha akşam yanına verilecek ha öğlen derken.. 2 gün küvözde kaldı ve ben doğumun ertesi günü, siz diyin 5 ben diyim 15 sn tutabildim bebeğimi.. delicesine ağladım.. yanağına dokunabildim.. o an ölsem ölemezdim.. Akciğerleri yeterince gelişemediği içinmiş küvözde kalması..hep iyi dediler..sadece iyi.. Eşim 2. gün artık D.rumuza gidip bize bilgi vermiyolar nedir durumu, neden küvözde..iyi olan bebek neden yanımızda değil dedi.. Dr.umuz sağolsun eşimle beraber başhekime gidip çemkirmiş.. bir çocuğa bakamıyorsanız söyleyin başka yere sevk edeym diye.. Ben sonradan öğreniyorum tabi bunları.. eşim gözleri kan çanağına dönerek geldi odaya.. yangın merdiveni vardı direkt oraya geçti..bir şey olduğunu anladım..Bana söylemiyorlardı.. bir saat sonra yanıma geldi ve çok doldum dedi.. bir şey yok dedi.. ağlamaya başlayınca bende tutamadım kendimi.. ben dişçiye gideğim diyip gitti yine.. ağrısı çoktu.. Bu sefer hemşire Anneme toparlanın başka hastaneye sevk ediliyorsunuz demiş.. ben geveze geveze telefonda konuşuyorum..hani bebeğim iyi ya.. telefonumu istedi, kapa hemen dedi..anladım bir şey oılduğunu.. Hemen eşimi aradı çabuk gel dedi..sonra dışarı çıktı.. Hemşire geldi bunu imzalamanız gerek dedi..ne bu dedim..okuyayım vaktiniz yok dedi..nasıl yani dedim.. öyle dedi.. sevk ediliyorsunuz.. nereye ..mereye derken.. Asansörde yanımda Kv Hemşirenin kucağında inleyen bebeğim ve çeşmeleri sonuna kadar açmış bir ben vardı..İnliyordu bebeğim resmen..
Ben yürüyerek ambulansın ön tarafına tek başıma bindim.. indim ve öbür hastanede tekrar yürüdüm.. dikiş mi peh..o da neymiş.. acı macı sıfır.. Hastaneye giderken yolda.. bip bip bip sdesleri gelmeye başladı.. Anladım bir şeylerin epeyce ters gittiğini.. ağlıyordum sessizce.. kalbi bir atıyor bir atmıyor gibiydi.. Hastane asansöründe hemşire siz niye geldiniz ki? yapacak hiç birşeyiniz yok , oturacak yer de yok yoğunbakımın önünde dedi.. ve ben BİTTTİMM!!.. Siz bebeğinizi bırakıp gidebilir miydiniz dedim ağlama ve haykırma arası bir sesle.. inşallah başınıza gelmez..ama anlamanız mümkün değil dedim.. parçalandım..Aldılar bebeğimi yoğunbakıma.. kalakaldım öylece.. sadece bir kez kokusunu çekebildim içime..bir kez.. o geceyi hastanede geçirmek istedim.Bebeğime yakın.. Gece eşim girebilmiş yoğunbakıma.. iyi bakılıyor dedi ama ben müümkün değil susamıyordum.. Dr.um (allah ondan razı olsun) Kaç bin kez aradı ve eşini de kapıp öbür hastaneye geldi..sırf bize moral olsun diye..

Ertesi gün.. belirli saatlerde alıyorlardı yoğunbakıma.. heyecanla 1 bekledim.. girdik içeri.. türlü türlü prosedürler.. galoş, maske, dezenfektan vs vs.. Bebeğimi gördüm..yıkıldım.. makinalara bağlı..ağzında bir hortum.. öylece yatıyor.. Dr. geldi açıklama yapıyor.. ben nefes bile alamıyordum.. Eşim hayati tehlikesi var mı diye sordu.. sorar sormaz cevap soğuk ve suratımıza  çarpan bir kapı gibi şiddetli bir EVEt oldu.. orada bittik.. oğluma seslenemedim.. ağlamaktan bittim, önümü göremedim.. Anlatacak çok şey var ama yeter bu kadar acı.. 10 günlük bir yoğunbakım serüveni.. her gün biraz daha iyiye giden bir bebek.. ve lohusa sendromunu sonuna , dibine kadar yaşayan eksik bir Anneydim.. Emzirmek için çağırdıklarındaki sevincimi anlatamam.. kelebeklerim geri gelmişti.. bebeğim kucağıma , meme gelecekti.. bundan ötesi..bundan güzeli olabilir miydi?.. Oldu... evimize geldik..her gün .. her saniye şükrettim bebeğim için, her aldığı nefes için.. Ve hala  kucağımda..(emmesede) göğsüme yakın tuttuğumda gözyaşlarımı tutamam.. Şükür Allahım..onca zorluğa rağmen.. hayata inatla gülen bir bebeğim var..

 Ve Eşim... bir daha asla o dişçiye gitmem diyor..

Not: Unuttuğum çok şey var biliyorum.. ama yüreğim tekrar yaşamaya zor dayanıyor..

12 Mart 2012

İşine Aşık Çifte Anne

Veeee Karşınızda Eko Atölye


Sevgili Arkadaşım Esra Erdoğan, nam-ı değer Eko Anne :) Aklına, tespitlerine ve gözünün gördüğüne hayranım kendisinin. 2  kız çocuk sahibi, aralarının çok az olduğu.. Ve tam aklımdan geçtiği gibi, aklımın erdiği ve düşlediğim gibi yetiştiriyor Ela ve Ece'sini. Anneliği müthiş kadın; şimdi bir de müthiş karelere imza atar oldu:)

Öyle güzel çekimler yapıyor ki.. Her bir karede ayrı bir ruh.. ve her birine içim akıyor resmen. Kendisi Doğum, yenidoğan, bebek ve çocuk fotoğrafçılığına soyundu.. Tüm çıplaklığıyla müthiş varlıklarımızı kareliyor. Ne demek istediğimi anlamak için www.ekotolye.com'a  bir göz atın derim.

Çağlar'ın Favori Yemekleri

Oburix'imin  Yedikleri:)


Çağlar Yemeği çok seven bir bebek. Dolayısıyla yemediği şey neredeyse yok gibi, lezzetli olduğu sürece tabi ki:) E ben kombinasyonları, uydurmasyonları da sevdiğimden. Şu şununla güzel gider dediğim her şeyi yapıp yediriyorum. Bence Ebeveyn olarak yemediğimiz şeyler varsa bile çocuğumuzu yemediklerimizden mahrum bırakma hakkımız yok. Babasının asla yemem dediği şeyleri  bile yedirebildiysem kazık kadar adama :)) Bebeğine neler yediririm varın siz düşünün:))


Kahvaltıda yedikleri:


1 kibrit kutusu kadar peynir (Keçi , kahvaltılık lor- Tuzlu bir peynir vereceksem akşamdan suda bekletiyorum, tuzu olabildiğince azalıyor)
1/2 yumurta sarısı deniyor normalde ama Çağlar bazen 1 yumurta sarısı bazen de 1/2 yumurta sarısı ve beyazı yiyor.
ekmek ( çavdar, kepek, tam buğday) Yediği kadar yiyor genelde o da bir kibrit kutusu büyüklüğünde oluyor. Bazen de bulamaç şeklinde veriyorum kahvaltısını o zamanlar da ekmek yerine bisküvi koyuyorum 4-6 tane.
1 ceviz ya da azcık tereyağ
1 çay kaşığı harnup pekmezi
Meyve suyu, ıhlamur, meyve çayı, formül mama ya da anne sütü verilebilir. Biz duruma göre, gece beslenmesini kestiği için zaman zaman 60cc formül mama veriyorum, gece kalkarsa da o zaman sabah kahvaltısını meyve suyu ya da çayıyla yapıyor.


Çağlar sabah kahvaltısını sağlam ettiği için (7.00-8.00) 9-10 gibi meyve yemek istemiyor ya da yerse bu akşam yemeğini yememek olarak yansıyor. Meyveyi yoğurtla beraber vereyim dedim saat 15.00 gibi; o zamanda akşam yemeği etkileniyor. Akşam yemeğinde muhallebi, kaşık mamaları, tahıllı meyveli hazır mamaları yerdi ilk ek gıdaya geçtiğimiz zaman. Yaklaşık 1.5 aydır yemiyor, ne yaptıysam :) E işime geliyor tabi, onca para vermektense kendim yapıyorum. Yani artık akşam yemeği olarak meyveli tahıllı mamalar yiyor.


Öğle yemeğinde ise :


Çorbalar, püreler, köfteler.. Ne bulursa :) Yayla, tarhana içer severek. Genel olarak patates, havuç ve irmik her yemeğinde vardır. Misal orta boy patates, 1 havuç, 1 yemek kaşığı irmik, 1 küçük boy kereviz, 1 arpacık soğanı 2 su bardağı ile haşlayıp ezer yada blendırdan geçiririm. Sebzeler size kalmış:) Brokoli, karnabahar, yer elması, pancar, ıspanak, kabak, fasulye, semizotu vs. (yiyeceklerini 2 günlük hazırlayabilirsiniz ancak ıspanağı çabuk tüketmekte fayda var)İrmik yerine zaman zaman bulgur, erişte-makarna, pirinç de koyuyorum. 1 çay kaşığı da z.yağı koyuyorum pişirdikten sonra. 6. ay itibariyle ek gıdaya 4.ayda geçtiğimiz için ette koymaya başladım yemeklerine. Hindi, Kıyma, Tavuk yer severek. İki gündür balık da yedirmeye başladım. Levrek ve Çipura denedi ama Levreği daha çok sevdi:)


1- kereviz, havuç, patates, soğan, hindi,irmiğe;
2- pancar, havuç, patates, köfte;
3- Karnabahar, havuç, patates, tavuk,irmiğe


Zaman zaman nane, kekik, kimyon vs ekliyorum. Bazen bakıyorum tadı çok buruk o zaman içine kayısılar, elmalar ya da armutlar koyuyorum, tadı daha güzel hale gelsin diye. Yiyemediğiniz, lezzetli olmayan hiç bir şeyi çocuğunuza zorla yedirmeyin derim :)


Etler de bir kibrit kutusu kadar fln oluyor öğle yemeklerinde. Ya haşlıyorum (ki haşlayarak pek sevmiyor ama sebzelerin içinde karışık yiyor)ya ızgarada ya da yağsız tavada pişirip veriyorum.


 Karışım yaptığım gibi sebzeleri ele gelecek şekilde doğrayıp haşladığım, eti de ızgara yaptığım zamanlar oluyor. Hem yiyor hem yediriyorum; böylesinden çok zevk alıyor. Misal bugün ıspanak püresi yaptım, aynı zamanda patates ve havuç haşlayıp ızgara Levrek vardı. Patates-havuç-levreğe kendi daldı; püreyi de ara sıra ben verdim:) Ortalık batıyor diye endişelenmenin anlamı yok bence. Temizliğe düşkünüm evet ama hiç bir şey çocuğumun öğrenmesi ve zevkinin önüne geçemez:) Yere bir sofra bezi, eski bir üst baş yeter de artar:) 


Not: 7.ay itibariyle balık da yemeğe başladık biz. Ve Dr.umuz  3 ana öğün ve bir ara öğün (yoğurt) yiyorsa formül mamaya da gerek yok artık dedi. İçim rahatladı.. Tamamen mamasız, yediklerimizi yiyor :)


Ara Öğün olarak:


15.00-16.00 arası 100-150gr yoğurt yer.


Akşam yemeği:


Meyveli tahıllı karışımlar; 


1-  1 adet yerli muz, 1/2 armut püresi, 1/2 elma suyu, 2 adet kurutulmuş incir, 1 adet ceviz, 2-3 yemek kaşığı Milupa gece- 7 tahıllı ya da yulaf (gece kalkmadıysa 60cc formül mama)
2- 1/2 (eğer büyükse) Avokado, 1/2 elma ya da 1 adet muz, yulaf ya da tahıl
3- 5-6 adet muşmula, 1 muz, 2 adet kuru kayısı, yulaf ya da tahıl 




Meyveleri cam rendede püre haline getiriyorum. Kuru meyveleri ise ya bir gece önceden yıkayıp ıslatıp bekletiyorum ya da blendırdan geçiriyorum. Yani her akşam yemeğinde 2 yemek kaşığı tahılı, meyvesi, bazen peyniri (misal avokado ve peynir süper gidiyor) Miktarlara takılmayın derim zira Çağlar 1 muz yer, Fatma 2. Zaten fazlasını yemiyorlar, yeseler bile çıkarıyorlar:) Ayrıca bu miktarlar; hiç emmeyen ve formül mamayı da sadece mamalarda alan bir çocuğun yemek miktarı olarak algılayın. Emen bir bebek çok çok daha azını yiyecektir eğer obur değilse:) Aklıma gelmişkten bir şeyi daha ifade edeyim. Daha öncede değindiğim gibi deneme-yanılma yöntemiyle çocuk büyütmenin zevkine varıyorum. Yasak olan ne varsa, hiç düşünmeden ve endişelenmeden veriyorum zira alerjik bir reaksiyon gösterme olasılığı bana göre çok düşük. Ha oldu da herhangi bir şeye karşı alerjisi çıktı, ziyanı yok bir daha vermem :) 


Seçenek çok.. Yapması Annelerden- yemesi bebelerden :)) 


Umarım benim mantığımı yeterince anlatabilmişimdir. Kolaylıklar diliyorum herkese.. VE Çağlar gibi yiyen bir bebe..

22 Şubat 2012

Yemişli Makarna Salatası

Enfes bir Lezzet

Makarnayı her türlü severim, elbette uydurduğum, italyan mutfağından aşırdığım müthiş sos tarifleriyle birlikte. Sade makarna bana göre değil, illa ki sosu olmalı;)


Yine uydurmasyon amma velakin süper lezzetli bir makarna tarifini paylaşacağım sizinle.


Malzemeler:


1 paket Makarna (midye, kalem gibi çeşitleri daha iyi sos emer)
1 çay bardağı kuş üzümü
1 çay bardağı kavrulmuş dolmalık fıstık
1 çay bardağı rondolanmış badem (fındık, ceviz vs de eklenebilir.)
1-1.5 büyük baş halka şeklinde doğranmış soğan




Sos için:


1-1.5 su bardağı kadar Mayonez
2-3 yemek kaşığı elma sirkesi
1-1.5 çay bardağı süt
1/2 limonun suyu
biberiye, tuz, karabiber, reyhan, chilli (baharatlar arzuya göre değişebilir.)


Yapılışı:


Makarna al dente haşlanır ve süzülüp soğuk suyun altından geçirilir. Kuş üzümü yıkanır ve biraz suda bekletilir. Sos malzemeleri hariç tüm malzemeler karıştırılır. Sos, büyük bir kase de shake aparatı ve ya kapağı olan büyük bir kavanozda hazırlanır. İki ayrı yerde bulunan malzemeler birleşitirilip karıştırılır ve mümkünse buzdolabında biraz bekletilir. Bekletildiği takdirde makarna sosu emecektir, o nedenle kalan sos servis öncesinde tekrar eklenip karıştrılır ya da tekrar sos hazırlanır. 


 Afiyet olsun :)




16 Şubat 2012

Tarçınlı Ahududulu Kek

Görsel Şölen


Meyveli keklere bayılıyorum. Yapması da yemesi de ayrı zevk. Görüntüsüne de laf edilmez.. Her türlü doyuruyor insanı yani:) Özellikle Ahududu, Frambuaz, Böğürtlen, Yaban mersini gibi meyveler çok yakışıyor keklere.. İşte bu muhteşem lezzetlerden biriyle tanıştırıyorum sizi bugün;)


Not: Keklerde yumurta kokusunu sevmediğim için hangi kek olursa olsun max 3 yumurtayı geçmem;)


Tarçınlı Ahududulu Kek


Malzemeler:


2 yumurta
1/2 çay bardağı sıvı yağ
1 su bardağı ahududu (dondurulmuş)
1 tepeleme çay kaşığı tarçın
3 su bardağı un
1 çay bardağı süt
1 paket vanilin
1paket kabartma tozu
1su bardağı şeker (şeker oranı düşük severiz biz, o nedenle bu kekte de 1.5 kullanabilirsiniz)




Yapılışı:


Fırın 175 dereceye ayarlanır. Yumurta ve şeker çırpılır iyice köpürene kadar, sıvı tüm malzemeler eklenir ve tekrar çırpılır. Un, kabartma tozu, vanilin ve tarçın elenerek eklenir ve çok fazla çırpmadan karıştırılır. Yağlanmış kelepçeli kek kalıbına karışım eklenir, üzerine ahududular konur, kimisini parmağınızla bastırabilirsiniz, ortasına kadar iner kekin ancak ben üstte bırakmayı yeğledim bu sefer. Ardından da  fırına verilir. Yaklaşık 40dk kadar pişirilir. Kürdan testiyle pişip pişmediği anlaşılır.


 Afiyet olsun :)

Portakallı Bademli Kek

Portakal, Badem Bir Arada


Epeydir kek yapmıyordum, neredeyse fiks tarifimi bile unutacakmışım:)) Girdik mutfağa, koyulduk işe.. 2 kek birden çıktı:) diğeri de tarçınlı ahududulu. O da eklenecek elbette hemen:)


Malzemeler: 


2 yumurta
1 su bardağı şeker (Biz ailece az şekerli severiz.Şekerli sevenler 1.5 su bardağı koyabilir)
1/2 çay bardağı sıvı yağ
3 su bardağı un
3 dolu dolu yemek kaşığı yoğurt
1 adet portakal kabuğu rendesi ve suyu
1 su bardağı rondolanmış file badem (Ben kayısı bademi kullandım, bu sefer;) Fındık, ceviz vs eklenebilir)
1 paket vanilin
1paket kabartma tozu




Yapılışı:


Fırın 175dereceye ayarlanır.Yumurta ve şeker bir kaba alınıp köpürene dek çırpılır. Ardından sıvı malzemeler ve portakal ile badem eklenip tekrar çırpılır. Sonra kabartma tozu, vanilin ve un elenerek ilave edilir karışıma ve havasını söndürmeden karıştırılır. Kek kalıbı yağlanır ve karışım kalıba dökülüp fırına verilir. Yaklaşık olarak 40dk kadar pişirmek gerek. Kürdan testiyle pişip pişmediğini anlayabilirsiniz. 


Afiyet olsun:)

14 Şubat 2012

Hoşgeldin 6. Ay

Tam Sevilmelik Kıvam

Oğlum artık kocaman bir adam oldu, 6aylık muhteşem bir velet. En önemlisi de mutlu ve huzurlu.. Günler çok çabuk geçiyor onunla birlikte..İyi ki var benim canım Oğlum..

5.ayından beri geceleri kalkmamaya başladı,yani 12 saat deliksiz uyku. Bu da kendi için ve benim için muhteşem oldu. Kendime daha fazla vakit ayırabildim, yeni uğraşlara daldım (bknz. Şeker şeyler) Formül mama günde 1e indi tabi. Sabah kalkar kalkmaz 180cc mama içer, saat 10 gibi de önceki meyve öğünü yerine yumurta, peynir vermeye başladım ufak ufak. Severek yiyor. Meyveyi de yoğurt  ara öğününe ekledik, böyle süper oldu. . Bir sürü yeni sebze ve meyveyle tanıştı..hepsini de severek yedi:) Kereviz, yer elması,pırasa, pazı, kivi, mandalina, portakal şimdi aklıma gelmeyen bir sürü yeni tat. Hepsini sevdi elbet:) Kimin oğlu:Pp Çorba-pürelerine artık irmik, bulgur, erişte, pirinç de ekler olduk. Ek gıda, ek gıdalıktan çıkmış oldu yani.. Kahvaltı hariç sadece Gıda almış oldu.

Bol salyalı, gülücüklü, düzenli ve mutlu bir ay geçirdik yani:) Diş yok, dönme yok ama oturmaya başladı ve 6.aya 2-3 gün kala ellerinden tuttuğumuzda direkt ayağa kalkmaya başladı:) Bu da akıllara emeklemeden yürüme mevzusunu getirdi, yaşayalım görelim;)

Bu ay ki kontrolümüzde Dr.umuz kilo ve boyunu orantılı buldu, dolayısıyla su serpildi yüreğime. Düzenimizi anlattım ve süper dedi. Tam olması gerektiği gibi dedi. Haliyle sevindim. 69cm, 8.550kg , 45cm  baş çevresi. Hiç bir sorun yok şükür.) Ve 1.yaşa kadar bir daha aşı da yok. Oleeeeey.. Ancak bu muayene sırası hep ağladı. İlk kez bu kadar ağlarken gördük oğlumuzu Babasıyla.. zormuş ağlayan çocuk görmek..Zordan kastım, yüreğin dağlanması..

Bu ayda itibariyle et yemeğe de başlayabilecek kuzum, 3 kez çekilmiş yağsız kıyma ve tavuk eti yiyebilecek. Bir kibrit kutusu kadar aşağı yukarı. Ve tarhana çorbasıyla, yayla çorbasıyla da tanışabilir artık:) Neler yiyor diye sormuştu sahi.. Babası her şeyi, yakında beni de yer dedi :)))) Yiyorsa sorun yok dedi, verin. Deneme-yanılma işe yarıyor yani;) Normal şartlarda vermeyin denilen bir sürü şeyi verdim, alerjik bünyeye sahip değil demek ki kuzum. 

İşte böyle.. 6 ay geçmiş üstünden doğumun.. 6 aydır oğlumlayım ve 6 aydır mutluyum:) Elbette öncesinde eşimle mutluydum:) Ama yineliyorum Evlat bambaşka bir şeymiş.. Bu kadar uğraşı, bunca çaba boşa değilmiş yani:) Henüz hala Anne-Baba olmayanınız varsa. Eşim de bende şiddetle Anne-Baba olmanızı öneriyoruz:) Biz 2.nin planlarını bile yaptık;) Hem de yakın zamanda:)))) 

7ay da hoş gelsin, sefa gelsin..

 

Sevgililer Günü

Sevgililer Günü Cupcake Tasarımı


Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun!


Sevgililer gününü alışveriş çılgınlığına çevirmenin anlamı yok bence. Aldığınız parfümün ya da çiçeğin ne gibi özel bir anlamı olabilir ki? Tabi ki herkese göre ''anlam'' farklı ancak.. Sevgilimin gözünün içine bakıp parlayan gözlerle seni seviyorum demek yeterince anlam yüklüdür:) 


Seni seviyorum hayatım..


Sevgili arkadaşım Feyza, sevgililer günü için eşine cupcake yapmamı istedi. Hay hay dedim seve seve..Ancak ilk başta tasarımın önemi yok dedi kendisi. Olmaz olur mu? sadece kalplerden ve seni seviyorum yazan cupcaklerden oluşan bir hediye, gözümde basitti. O nedenle kendisini sıkıştırdım. Özel bir şey olsun. Bana anını anlat, özel günleriniz, özel anlarınız, birbirinize söylediğiniz sevgi sözcüklerinden bahset dedim..İyiki de demişim:)


Bir kaç gün sonra çok özel tasarımıyla hem yazılı hem görsel açıklamalar yaptı bana. Çok çok zevk alarak işe koyuldum.. Hem çok özeldi, hem ilkti.. Muhteşem keyif aldım. Teşekkür ederim Feyza..


En kısa zamanda resimler de eklenecek ancak sevgililer günü bir geçsin;) Hediye verilsin, süprizi kaçmasın:)


Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun, gözleriniz ışıldasın..

11 Şubat 2012

Seninleyiz Gamze

Gamze için Nurturia Anneleri ve dahası EL ELE

Bir kez daha gurur duydum Nurturia Anneleriyle zira ne zaman yardıma ihtiyaç olsa hızır gibi yetişirler. Ve bu oluşumun bir parçası olabilmekten de gururluyum. Her şey Gamze için, her şey Atakan'ın Annesine kavuşması için, her şey Yarine hasret bir erkeğin vuslata daha yakın olması için..

Gamze Akbaş.. Şahsen tanımıyorum, Nurturia arkadaşlarımdan da değil. Sadece Nurturia üyelerinden ve arkadaşlarımın arkadaşı olan Atakan'ın Annesi. Tanışıklığımız bu zorlu sürece denk gelse de inanıyorum ki ilerleyen zamanlarda çok güzel paylaşımlarımız olacak. Her zaman dediğimiz gibi en  büyük ortak noktamız Anneliğimiz..

Bu duruma kayıtsız kalabilen insan yoktur diye umuyorum zira Gamze oğluna kavuşmak için destek istiyır, yardım istiyor. İvedilikle ilik nakli yapılması şart. Donör aranıyor.. Ve ihtiyaç olursa, İzmir'de A RH+ trombosit kan verebilecek insanların gamzeakbasicin@gmail.com adresine iletişim bilgilerini göndermelerini rica ediyorum.

Donör olmak o kadar basit ki.. Biraz kan vereceksiniz vücudunuzdan, hastalığınız var mı yok mu bakılacak. Eğer uygunsanız biraz daha alacaklar ilerleyen zamanlarda ve asıl sonrası mühim işte. Gamze gibi bir çok insana umut ışığı yakabilirsiniz. Gamze için ilik donörü arıyoruz ancak Gamze'ye uymayan ilik bir başkasına Ayşe'ye, Mehmet'e, 10yaşında ki çocuğa, belki birinin Teyzesine, Annesine, Amcasına ya da Babasına, Arkadaşına uyacak. Hayat kurtarma şansınız var! Bunu göz ardı etmeyelim..

Gamze Akbaş ile ilgili bilgileri http://www.gamzeakbas.blogspot.com/dan, Facebook sayfası http://www.facebook.com/groups/317716361612182/ Seninleyiz Gamze grubundan ve ya Nurturia'da adına açılan gruptan öğrenebilirsiniz. Ve kendi blog'u http://atakan310309.wordpress.com/


İnternet dünyasına sesimizi duyurabildik.. bir avuç insanken yüzlerce, binlerce olduk:) Gamze için tek yürek olduk.. Seninleyiz Gamze.. Bu süreci çabucak atlatacağına ve gittiğin kurstan sertifikanı alıp evine döneceğine inanıyorum. Sende inan..

UNUTMA MASALLAR MUTLU SONLA BİTER!

08 Şubat 2012

Tasarım Cupcakeler

Özel Günlere Cupcake 


İster Sevgililer günü, isterse Doğum olsun. Her özel güne muhakkak bir tema oluşturulabilir;) İlk Siparişim '' kişiye özel cupcake'' tasarımı. Öyle özel olacak ki.. Şimdilik Sevgililer günü, Doğum, Bahar ve Kar temasını işledim cupcakelerimde. Takdiri size kalmış:)


Doğum teması

Sevgililer günü teması

Kar teması

Bahar teması





30 Ocak 2012

Minnak Pasta

 Tek Kişilik Minnak Pastalar

Bir girdim pir girdim bu şeker şeylere:)

Fikir çokca var aklımda ama uygulamak için zaman gerek. Bugün yine zaman yarattım kendime. Öğlen sonrası ara öğününü Anneannesi yedirdi Çağlar'a. Fırsat bu fırsat bende hemen pandsipanyamı fırına atıp. Nurturia'dan arkadaşımın gösterdiği fimo hamurdan kolye uçları kediciklerini yaparım dedim. Sözümün arkasında durmak için Tek kişilik mini pastalar yaptım bugün..yine çok zevk aldım:)



İşte Sonuç:) Bakalım beğenecek misiniz?:)

28 Ocak 2012

Ne yapmalı, Ne etmeli Diye Düşünürken..

Şeker Şeyler


Küçüklüğümden beri yemekle ilgiliyimdir. Öyle ki 10 yaşımda havuçlu kek yapmışlığım var, hemde evde tek başınayken:)) Çok da başarılı olmuştu.  Tek sorun kek kalıbına uzanamadığım için yuvarlak bir tepsiye yapmıştım, yani şekli pek hoş olmamıştı. Ergenlik döneminde ise tamamen koptum, yemek yemek dışında hiç ilgilenmedim. Taa ki 22 yaşıma gelene dek.. Dönüm noktası oldu 22 yaş benim için:)

 O sene yemek yapmaya ve iyide yapmaya başladım. Hep yeni ve değişik tarifler buldum, denedim. Sanırım 22 yaşıma kadar damak zevkimi tam anlamıyla oturtmuşum. Yeni şeylere açığım her zaman, özellikle konu yemek olunca. Hal böyle olunca çeşit çeşit yemekler, kekler, kurabiyeler, pastalar, çorbalar, et yemekleri, sebze yemekleri.. gırla yapıldı, yendi:) Çoğu zaman tarif dahi alsam kendim bir şeyler katarım. Huyum kurusun:))

Hatta bir anımı paylaşayım. 2002 Uni ilk sene. Annemler o zaman Lüleburgaz'da yaşıyor ve ben her hafta sonu oraya gidiyordum. Evde doğru dürüst bir şey yok zira bütün gün Restaurant'la uğraşıyorlar ve eve geç geliyorlar. Sabah kahvaltı edeceğim. Bal ilişti gözüme, yumurta ve kıyma..  Ballı, kıymalı yumurta yaptım.. Kısmetlisi de vardı:))) Kuzenim ve eşi gelmişti, Çarşı'da işleri varmış. Eniştem'e buyr sende ye dedim. Parmaklarını yalaya yalaya yedi. Bu ne yaa? dedi. Açıkladım. Bizim hatun böyle şeyler yapmaz ki. Hep aynı şeyler demişti:))))

Nereden nereye geldim yine, velhasıl kelam şeker hamuruna geleceğim. Bir sürü şeye el attım. E evde çocukla uğraşırken, kendimi mutlu edecek bir şeyler bulmalıydım. Düşün düşün ne zamandır aklımdaydı bu iş. Sonunda bulaştım:) Zevkle ve heyecanla kurabiye süslüyorum şimdilik. Cupcake ve Pasta'ya da bulaşacağım elbet. Kim bilir belki bir gün ticarete bile atılırım:)

Çalışmalarımdan örnekler
Biraz masraflı bir meşguliyet bu ancak ben çok eğleniyorum. Tabi gündüz pek bir şey yapamıyorum zira bebikom tüm ilgimi istiyor. Onu yatırdıktan sonra Tv karşısına geçip hem yapıyor hem izliyorum. Daha ne.. Ben deşarj oluyorum.. Eşim mutlu, bebeğim mutlu.. ben daha da mutlu:)) Unutmadan söyleyeyim henüz bir eğitim fln almadım, sertifikam vs yok ama çok araştırmacı ve ilgili olduğum için ve sanırım azcık da elim yatkın olduğu için kendi kendime bir şeyler yapıyorum.

Umarım daha iyilerini de yapacağım.. Şimdiye dek yiyenler mutlu:)

Not: Şeker hamurunu nereden aldığımı, neyi nasıl yaptığımı bilmek isteyenler mail atabilirler.

19 Ocak 2012

Elveda Annesütü

Elveda Süt..Elveda Medela Lactina Select

Hafta başı yaşadığımı düşündüğüm zehirlenme tam 3 günüme mal oldu. 3 gün boyunca oğlumun sadece altını alıp mamasını verebilecek derecede iyiydim. Sürekli uyudum, kafamı kaldıracak halim yoktu kusma-ishalden. Şükür bunu da ilaçsız atlatabildim ama bu sürede süt samak bile aklıma gelmedi. Zaten iyice azalan sütüm böylelikle toptan göçmüş oldu bedenden. Denemedim açıkçası sağmayı, Dr.umuz da zaten bu kadar az geliyorsa Anne'ye de yazık dedi ve sağmayı bırakabileceğimi söyledi. (3saatte 30cc gelen süt, 3saatte 15-20cclere indi düzensiz sağmaktan)

İki gün boyunca Babası ilgilendi oğlumla:) Bir kez offladığını duydum. O kadarı da olur değil mi?:) Bazen gerçekten ne istediğini anlayamadığımız için sabır taşabiliyor. Yoğun iş temposuna başlamadan önce çok iyi oldu bu, Baba-Oğul beraberce güzel vakit geçirdiler. İstesem olmazdı yani:)

Böylelikle süt sağmaya da bir son verip Annesütü olmadan yaşamımızı devam ettireceğiz. Umarım olabildiğince az hastalıkla geçiririz bundan sonraki süreci. Çok üzülüyordum öncesinde sütüm az diye ama böyle bir hastalık sonucu var olan süt yok olsaydı da üzülürdüm baya. O yüzden her şeyde bir hayır vardır diyip yolumuza mutlu mesut devam ediyoruz:)

Medela Lactina Select .. Ne umutlarla sokmuştuk seni hayatımıza.. ama olmayınca olmuyor işte.. oldurulmuyormuş meğer. Bana en büyük tasarrufun zamandan yana oldu. İki göğsü bir anda sağdığım için 30dk. süren sağma seansım 15.dk'ya indi. Bu da çoook zaman demek:) İyiki sokmuşuz seni hayatımıza hem sessiz sakin dururdun bir köşede hemde işimi çabucak hallederdin.

Şimdi bir başka Anne'ye umut olacak, onların hayatına kolaylık sağlayacaksın.. Gittiğin yerde güzelliklere gebe bırak insanları emi.. Uğurlar ola Medela Lactina Select'im.. Bir başka Lohusa döneminde tekrar karşılaşmak üzere..

13 Ocak 2012

5ay ve Büyüyen bir Bebek..

Ne çabuk büyüdü bu çocuk..Ne tez geçti bu vakit..

Bugün Dr. kontrolümüz vardı, hemen hemen her ay dönümünde (13.) olduğu gibi. Gözyaşı kanalı tıkanıklığımız maalesef devam ediyormuş, daha sert ve daha sık masaj yapmam gerekliymiş aksi takdirde 9.aya kadar geçmezse Ameliyat yolları taştan bize..

Çok kilo almış kuzum.. 1.140gr.  5. ay için 500-600gr alınması beklenirmiş.. 2 katı yani. Bu şekilde devam ederse kilo problemi olabilirmiş ilerde. Dolayısıyla daha az yedirmeye bakacağız:) Nasıl olacak bilmiyorum ama.Sabah (07.00-09.00) Kahvaltı, Öğlen (12.00-13.00) sebze çorbası, (15.00-16.00)ikindide de yoğurt vermeye başlayacağız. Gecede en fazla iki kez mama verilecek eğer çok isterse meyve çayı vereceğiz. Umarım bu sayede kilo aımı normale yaklaşır:) Gerçi bir çok kişiden de hareketlenmeye başlayınca, emekleyince, yürüyünce kilo kalmaz diye duydum ama henüz tecrübe etmediğim için tedirginim. Yemek yemeyi sevsin ama obez olmasın yaa :)

Dr.uma meşhur yulaf, irmik, kepek vs sorusunu sordum. Kendim yapsam muhallebi- kaşık maması yerine versem dedim.. Yapabilirsin tabi dedi ancak o kaşık mamalarının içinde senin ekleyemeyeceği vitaminler var ve alması gereken tüm tahılları bir anda alabiliyor dedi. Dolayısıyla biz şimdilik yine kaşık mamalarımıza devam edeceğiz.

Ve destekli oturmaya da başlayacak artık kuzum. Zaten bir kaç zamandır oturtuyorduk, gayet de keyfi yerindeydi. Bakalım bu ay itibariyle ne gibi değişiklikler göreceğiz..

Hoşgeldin 5a :)

11 Ocak 2012

Muskatlı Sebzeli Graten

Sebze Graten


       Malzemeler:

  • yarım kilo karnabahar
  • yarım kilo pırasa
  • 1 adet büyük baş soğan
  • 3-4 adet havuç
  • 1 litre süt
  • 4 yemek kaşığı un
  • mısırözü yağı
  • muskat
  • kaşar
  • tuz
  • karabiber
  • (isteğe bağlı et-tavuk suyu)

 Karnabahar, havuç ve pırasa su dolu bir tencerede haşlanır, tuz ve karabiber (isteğe bağlı et-tavuk suyu) eklenir. Haşlanan sebzeler bir borcama alınır, süzülen sudan 1 bardak kadar ayrılır. Un, yağ ile kavrulur ve süt ilave edilir, çırpma teliyle karıştırırken sebzeden arta kalan sebze suyu, rendelenmiş muskat, tuz da ilave edilir ve koyulana kadar pişirilir. Ardından beşamel sos, sebzelerin üzerine dökülür ve önceden  250derecede ısıtılmış fırına verilip 10 dakika kadar pişirilir. Sonra fırından çıkarılır vegratenin üzerine kaşar konup tekrar, kaşarlar eriyene kadar fırında bekletilir.  


Not: Sebze olarak istediğiniz her şeyi ekleyip çıkarabilirsiniz. Ette koyabilirsiniz ancak önceden kavurmalı yada haşlamalısınız. Beşamel sosuna her daim muskat koyarım, inanılmaz bir lezzet verir.

Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu

STET

Bir oluşuma baştan beri şahit olmak, yapılan güzellikleri, koşuşturmaca ve çabaları görmek ne çok duygulandırıyor insanı. İnsanın geleceğe dair umutlarını artırıyor..

STET- Sınır Tanımayan Ebeveynler Topluluğu internet üzerinde, çocuk büyütmede yardımcı Nurturia sitesinde, en büyük ortak noktaları Annelik olan bir topluluk tarafından oluşmuştur. İlk başta bireysel olarak yardımcı olmaya çalıştıkları çocuklara, ailelere ve ihtiyaç sahiplerine toplu halde koşunca daha faydalı olabileceklerini düşünüp dernek kurmaya karar verdiler. Çok da iyi ettiler..Yani STET artık resmi bir dernek.

STET nedir? kimdir?ne yapar? diyenlere.. http://www.sinirtanimayanebeveynler.blogspot.com/  ve http://stetdernek.org/  sayfalarını incelemelerini öneririm.

Biz ne yapabilirz? Sıradan insanlar, çalışan, ev hanımı..kim olursanız olun.. Birilerine yardım etmek sandığınız kadar zor değil. Maddi açıdan kendinize mi yetemiyorsunuz? Bu devirde çok normal..ama her ihtiyaç sahibi ayakkabı, oyuncak, gıda yardımına ihtiyaç duymaz.. Sevgiye aç olan çok çocuk var..elinden tutmak, saçını okşamak bile yetecektir. Gelin gönüllü üye olun.. Olan ve olacak olan projelerden haberiniz olur.. Yardım edebileceğinizi düşündüğünüz an sizde bir el uzatırsınız.

Daha aktif rol almak istiyorum diyenler ise STET sayfasında iletişim bölümünden iletişime geçebilir Nehir hanımla. Elbette istedikleri daha çok aktif üye aslında. Sorumluluk alabilecek olan ve bu işlere gönlünü adamış insanları Sınır Tanımayan Ebeveynler olarak görmek istiyorum :)

STET üyesi Handan Taş'ın da dediği gibi;  "Dünyayı Güzellik kurtaracak ve bir insanı sevmekle başlayacak her şey” ..


Gelin bu Topluluğa yardımcı olalım elimizden geldiği kadar.. Gelin çocukları sevindirelim..Gelin dünyanın daha iyi bir hal alması için çaba gösterelim..

09 Ocak 2012

Ek Gıda

Ek Gıdaya Geçiş ve Mamalarımız

4. ay itibariyle mama çocuğu olduğu için Çağlar, ek gıdaya geçtik. Öncesinde araştırdım, soruşturdum ve kafam çok karışıktı. Ne, nasıl, neyle, ne zaman, ne kadar verilir diye düşüne düşüne hal olmuştum:) Bu konuda da Nurturia'daki arkadaşlarım yardımcı oldu sağolsunlar. Zaten bir başladık..pir başladık:) Bir kaç ürkek denemeden sonra bir açıldım.. Verilmez, alerji yapabilr denilenleri bile verdim.

Niye? Çok katı kurallarla büyütmeye çalışırsam bebeğimi ters teper ve ben stress olurum, bu da bebeğime yansır diye tamamen içgüdülerime güvenerek başladım ve devam ediyorum. Tabi ki belli başlı kurallarım olacak. (misal; şeker 2 yaşa kadar yok, ıvır zıvır cips, cola, çikolata vs yok) Dr.umun dediği; ilk vereceğin meyve-sebzeyi sade ver ve herhangi bir etki görmezsen devam et. 2. hafta başka şeylerle karıştırıp verebilirsin.

İlk başta bilinen ve herkesin verdği meyvelerden girdik.. Armut, elma, havuç..Sonra baktım bu yeterli gelmiyor bana.. Yemek düşkünüyüm ya..illa başka şeyler, yeni tatlar olmalı:) E bir de yiyen bir bebe olunca,karışımlar hazırlamak daha da zevkli oluyor..zira arta kalan nefis mamalar ya benim ya da Anneannenin mideye :)

Meyve suyuyla başla diyenler olduğu gibi püreyle başla diyenler oldu. Ben tercihimi püreden yana kullandım. Hem meyve yada sebzeyi sıkarak elde edeceğim miktar az olacaktı hem de bana göre çiğnemeyi ve yutkunmayı ve kaşıkla yemeyi baştan öğrenirse daha rahat ederdim. Sanırım öyle de olacak. 

Ek gıdaya geçiş:

Sabah (09.00-11.00) : 120cc meyve suyu ya da 150gr meyve püresi. Şimdiye kadar kullandığım meyve-sebzeler; Armut, Elma, Havuç, Patates, Kabak, Kuru Kayısı, Muz, Trabzon Hurması, Avokado, Muşmula..

Muz ve Elmada biraz dikkatli olmak egrek zira kabızlık yapabilir, bize yapmadı. Yerli Muz verdim ben. Kuru Kayısıyı bir gece önceden suda beklettim, sabah ezip verdim (suyundan da biraz katarak). Avokado verecekseniz yumuşak olması önemli.Eğer aldığınız avokado sertse gazete kağıdına sarın ve sıcak bir yerde 2 gün kadar bekletin (kalorifer peteği üstü v.b) İlk kez tadacağı meyve-sebzeyi sade verdim, sonrasında alerjiik reaksiyon gösterip göstermediğine bakarak (ya da kabızlık,ishal vs) diğer sebze ve meyvelerle karıştırarak vermeye başladım. Hepsi karışınca da çok güzel oluyor ancak Çağlar Avokadoyu özellikle muz ya da hurma ve havuçla sevdi. Avokadonun tadı tek başına yenecek gibi değildi onun için, dolayısıyla tatlı bir şeylerle karıştrmak gerekti. Kuru kayısı denemedim henüz ama eminim onu da çok beğenir:) Biraz damak zevkinizi konuşturacaksınız bu karıştırma işlerinde. Tek tek hespinin tadını bildiğiniz için, ne neyle yakışır?'ı düşünmeniz gerek. Sürekli bu modda olan ben, için zor olmuyor bu tabi:)

Meyveleri cam rendeden geçirerek ya da ezerek verdim bu zamana kadar. Pişirme işine ancak sebzelerde ve irmik vs gibi tahıllar eklediğim zaman başlayacağım. Sebzeleri çok az suyla haşlıyor daha sonra eziyorum (suyundan da azcık ekleyerek) Aslında sebzelere ve yoğurt vermeye henüz 5.ayda başlayacaktık ama ben hızımı alamayıp onları da tattırdım ve ara ara veriyorum. Rahatlığın daniskası:)

Bu haftaki 5.ay kontrolümüzde akşam öğününü(18.00-21.00) muhallebi-kaşık maması yerine irmik, yulaf vs gibi tahılları pişirerek versem nasıl olur? diye soracağım. Yapan, yediren çok. Seven bebe de:) Ama yinede bir danışmak gerek diye düşündüm, o nedenle bekletiyorum şimdilik. Kaşık maması benim kurtarıcım oldu zira muhallebiyi pişirmek ve sonrasında soğutmak işkence gibi. Çağlar ne zaman acıkacağı belli olmayan ve acıktığı gibi mamasını ağzında isteyenaksi takdirde çığlık çığlığa ağlayan bir bebek. Dolayısıyla kaşık mamasını kaynamış, ılınmış suyla karıştırıp vermek daha az ağlamasına neden oluyor:) Ve bayıla bayıla da yiyor. Kuıllandığım marka, maması gibi Aptamil. (Bebelac'ı da önermişti Dr.um, az gaz yapar diye) Aptamil kaşık mamasının sütlü tahıllısı, irmikli meyvelisi ve muzlu pirinçlisini denedik. Üçünü de çok seviyor:) Bazen ara öğünü (13.00-14.00) olarak verdiğim yoğurt diğer mamaları gibi çook severek yenmese de yeniyor:) Zorlama yok..

Ve sanıyorum ki Çağlar benim gibi karıştırmayı ve yeni lezzetleri çok sevecek:) Şimdiden ilerde mutfağımızda duyacağımız kokuları ve deneylerimizi hayal ediyorum:)

Herkese Ek gıdaya sorunsuz bir geçiş ve yiyeen bir bebe diliyorum:)